REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU (TCK m.104)

,

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, Türk Ceza Kanunu’nda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer alan ve uygulamada sıklıkla hatalı değerlendirilen bir suç tipidir. Bu yazımızda, suçun hukuki çerçevesi, unsurları, yaptırımı ve Yargıtay’ın bir kısım uygulamaları incelenerek, uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.

I-) REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇU NEDİR?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu 5237 Sayılı  Türk Ceza Kanunu’nun“Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısmının, “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlıklı altıncı bölümünün 104. Maddesinde:

“(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[49]

(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) (Ek: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.

 II-) SUÇUN UNSURLARI NELERDİR ?

A-) SUÇUN MADDİ UNSURLARI

1. FAİL

Suçun birinci fıkrada düzenlenen temel şeklinde fail herkes olabilmektedir. Ancak failin belirlenmesinde cinsiyet ve yaş faktörleri konusunda günümüze dek pek çok tartışmalı kararlar verilmiştir.

a. Eşitlik İlkesi Bakımından Tartışılan Başlıklar

Kanunun madde metninde failin erkek olması gerektiğine dair bir düzenleme yer almamasına rağmen; Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre cinsel ilişkiden bahsedebilmek için ilişkide muhakkak bir tarafın erkek olması gerekmektedir. Bu bakımdan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, bir erkek tarafından bir kadına ya da bir erkeğe karşı ve bir kadın tarafından bir erkeğe karşı işlenebilmektedir. Ancak kabul edilen tanım gereğince bu suçun bir kadın tarafından başka bir kadına karşı işlenmesi mümkün değildir. Zira Yargıtay da bu yönde karar vermektedir.

Eşitlik ilkesi bakımından değinilmesi gereken diğer bir durum ise 17 yaşını doldurmuş olan çocuğun yasal temsilcisinin izniyle ya da 16 yaşını doldurmuş olan çocuğun mahkeme kararı ile evlenmiş ve bu suretle ergin kılınmış olması durumunda bu çocukların cinsel ilişkiye girmeleri halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşmazken, aynı yaşta olan ve fakat ergin olmayan çocuğun örneğin nişanlısı veya erkek arkadaşıyla cinsel ilişkiye girmesi durumunda bu suçun oluşmasıdır. Diğer bir ifade ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ergin çocuklara karşı işlenememektedir. Yargıtay da kararlarında bu görüşü benimsemiştir.

b.  Akran Çocuklar Arasında Gerçekleşen Cinsel İlişkide Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunun Oluşup Oluşmayacağına Yönelik Tartışma

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu bakımından özellik arz eden bir diğer durum ise akran çocuklar arasında rızaen gerçekleşen cinsel ilişki fiillerinin bu suçu oluşturup oluşturmadığıdır. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun faili hem erkek hem kadın olabilmektedir. Yine bu suçun mağduru da hem erkek hem kadın olabilmektedir. Bu kapsamda her ikisi de 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış olan iki çocuk arasında, cebir, tehdit ve hile olmaksızın, cinsel ilişkinin gerçekleşmesi durumunda bu suçun oluşup oluşmayacağı tartışmalıdır. Hukuki öğretide ağırlıklı görüşe göre; böyle bir durumda “cinsel ilişkiye ikna eden” çocuğun fail olacağı diğerinin ise mağdur durumunda olduğu ileri sürülmektedir. Azınlıktaki görüşe göre ise böyle bir durumda her iki çocuğun da hem fail hem mağdur olacağını ifade edilmektedir. Bu halde de her iki çocuğun da birbirine yönelik şikayet hakkı bulunmakta olup, şikayet halinde ilişkinin iki tarafı da mağdur ve sanık (suça sürüklenen çocuk) olarak yargılanabilecektir.

Yargıtay kararlarında akran çocuklar arasındaki rızai cinsel ilişkilerde fail “erkek“tir. Öyle ki Yargıtay bir kararında kadının erkekten büyük olmasına ve cinsel ilişki teklifini de kadının yapmış olmasına rağmen yine de erkeği fail olarak kabul etmiştir.

2. MAĞDUR

TCK’nın 103. maddesinde üç grup mağdura yer verilmiş olduğu Yargıtay Genel Kurulunca kabul edilmiş olmakla;  birincisi 15 yaşını tamamlamamış olan çocuklar, ikincisi 15 tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklar, üçüncüsü ise 15 yaşını tamamlayıp 18 yaşını tamamlamamış çocuklardır.

Birinci ve ikinci grupta yer alan çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın dahi gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış istismar suçunu oluşturmakta, eylemin bu kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi ise anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiğini, üçüncü grupta yer alan çocuklar yönüyle eylemin suç oluşturması için gerçekleştirilen cinsel davranışların cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmekte olduğunu belirtmekte ve cebir, tehdit ve hile olmaksızın 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi yönünden, şikayet üzerine 104. maddede düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırma yoluna gidilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

3. EYLEM

Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın “cinsel ilişki” fiilinin gerçekleştirilmesidir. İradeyi etkileyen hallerin varlığı halinde TCK m.103 cinsel istismar suçu sübuta erecektir.

Neyin “cinsel ilişki” kavramı içerisinde kaldığı hususu kanunun madde metninden anlaşılmamaktadır. Yargıtay TCK m.104’de yer alan “cinsel ilişki” kavramını; “erkek cinsel organının bir kadına vajinal veya anal yoldan ya da bir erkeğe anal yoldan ithal edilmesi” olarak kabul etmektedir. Bu nedenle suçun faili ancak erkek olabilir. Yargıtay oral temas veya cisimle gerçekleştirilen penetrasyonları “cinsel ilişki” olarak kabul etmemektedir.

4. SUÇUN KONUSU

Üzerinde cinsel eylem gerçekleştirilen çocuğun vücudu ve cinsel dokunulmazlığıdır.

B-) SUÇUN MANEVİ UNSURLARI

Bu suç kasten işlenebilir bir suçtur, başka bir saik aranmaz. Mağdurun yaşı konusunda faili yanıltması veya mağdurun yaşı konusunda failin kaçınamayacağı bir hataya düşmesi halinde TCK m.30 hata hükümleri uygulanır.

III-) ŞİKAYET SÜRESİ VE ZAMANAŞIMI

Suç tarihinde on beş yaşını tamamlamayan mağdur ile cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden bulunmaksızın, rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girmesi halinde TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşmakta olup; bu suçun takibi şikayete bağlıdır. Şikayet süresi fiili ve faili öğrenme tarihinden itibaren 6 aydır. Mağdurun şikayetçi olmadığı hallerde görülen kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekmektedir. 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra şikayetçi olunması halinde  reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan dolayı soruşturma aşamasında savcılık makamı  kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Kovuşturma safhasında ise mahkeme düşme kararı verir.

Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde veya  suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikayet aranmaksızın savcılık makamı re’sen soruşturma başlatır.

Mağdurun yargılama sırasında TCK m.104 kapsamında reşit olmamakla birlikte, olay tarihinde sanıktan  şikayetçi olduğunu belirtmekle,  yargılama sırasında evlenmek suretiyle ergin olması durumunda, mağdurun reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda şikayet hakkına sahip olduğu kabul edilerek yasal temsilcisinin şikayetten vazgeçmesi davanın düşmesine neden olmayacaktır. Ayrıca yasal temsilcinin şikayette bulunması durumunda da öncelikle TCK m.104 kapsamında bulunan mağdurun şikayetinin de mutlaka sorulması gerekmektedir.

IV-) REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ SUÇUNDA UZLAŞTIRMA

TCK’ nın “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlıklı altıncı bölümünde yer alan diğer tüm suçlar gibi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu için de uzlaştırma müessesi uygulanmamaktadır.

V-) GÖREVLİ MAHKEME

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun temel şekline (TCK m.104/1) bakmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir. Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan (TCK m.104/2) veya evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde (TCK m.104/3) davaya bakmakla görevli mahkeme ağır ceza mahkemeleridir.

VI-) HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİ VEYA DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HALLER

Türk Ceza Kanununda yer alan hukuka uygunluk halleri (meşru savunma, zaruret hali vb.) reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun niteliği itibariyle uygulanmayacaktır.

Mağdurun rızasının bulunması halinde dahi fiil hukuka uygun hale gelmeyecektir. Zira kanunda cebir, tehdit, hile altında olmayan reşit olmayanla cinsel ilişki eylemi suç olarak düzenlenmiştir. Rızanın yokluğu halinde veya fesada uğraması durumunda TCK m. 103 cinsel istismar suçu oluşmuştur.

İlgili suç açısından kanunda herhangi bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir. Dolayısıyla, bu suçun işlenmesinden sonra failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi veya diğer olumlu davranışlarda bulunması, herhangi bir etkin pişmanlık hükmünün uygulanması sonucunu doğurmaz.

A-) Oral Seks Yaptırmak Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Değildir

 Yargıtay 9. CD., 2023/2074E., 2023/3591K., T. 29.5.2023

“Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 21.06.2021 tarih ve 2017/1587- 2021/4407 E.K sayılı kararı ve dairenin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere; ‘Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 104. maddesinde belirtilen cinsel ilişkinin, erkek cinsel organının bir kadına vajinal veya anal yoldan ya da bir erkeğe anal yoldan ithal edilmesi’ ile suçun oluşumundan bahsedilecektir.

Mahkememizin kabulüne göre; sanığın mağdur ile rızası ile cinsel temasta bulunarak sanığın mağdura oral seks yapmasının ardından, penisini mağdurun anal bölgesine sürtmesi şeklindeki eylemin kanunun aradığı anlamda ve güncel Yargıtay içtihatları nazara alındığında, eylemin cinsel ilişki kapsamında değerlendirilemeyeceği ve TCK’nın 104. maddesinde öngörülen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı…”

B-) Evlenme Vaadiyle Cinsel İlişki

 Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/203E.,2022/194K., T.22.3.2022

“Evlenme vaadinin hile olarak kabul edilebilmesi için salt sözlü olarak dile getirilmesi yeterli görülmemelidir. Yerleşik yargısal kararlarda vurgulandığı üzere hile, basit bir yalandan öte aldatıcı ve yoğun nitelikte olmalıdır. Mağdurla evleneceğini söyleyerek onunla cinsel ilişkiye giren failin salt bu evlenme vaadine konu basit bir yalandan ibaret sözlerini hile olarak kabul etmek mümkün değildir. Zira başlangıçta bu iradeye sahip fail daha sonra evlenme niyetinden vazgeçmiş olabileceği gibi mağdur tarafından da failin kendisiyle evlenmeyebileceği hususu her zaman öngörülebilecek bir durumdur. Ancak failin evlenme vaadinin yanı sıra sahte kimlik hazırlamak yahut sahte belgelerle evlilik başvurusunda bulunduğunu mağdura göstermek gibi nitelikli yalanlarda bulunduğu davranışlarının varlığı hâlinde mağdurun normalde rıza göstermeyeceği bir cinsel ilişkiye bu nitelikli yalan ve davranışların (hilenin) etkisiyle sanıkla evleneceği düşüncesi sonucu iradesinin kırılması durumunda failin davranışı TCK’nın 103/1-b maddesi kapsamında hile olarak kabul edilebilecektir.

…Evlenme vaadinin tek başına katılan mağdurenin cinsel eylemlere karşı koyma gücünü bertaraf edecek ve iradesini ortadan kaldıracak mahiyette bir hile olarak değerlendirilmemesi, suça sürüklenen çocuğun da aşamalarda katılan mağdureyle arkadaşlık ilişkisinin ciddi olduğunu ve evlenme niyetinin bulunduğunu inkar etmeyerek başka nedenlerle ayrıldıklarını savunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, cebir, tehdit ve hile olmaksızın katılan mağdureyle birden fazla defa cinsel ilişkiye giren suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.”

 

NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.

Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453,  https://yavornixef.cfd/

0 yorum var

Cevap Yaz

Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir